![]()
![]()
Haydi, Düşünün, İsteyin ve İyileşin 
Birde şu bakışla görelim isterseniz anlatılmak istenenleri:
Hasatlıklar ve tedavi ile ilgilenenler (Özellikle destekleyici tedavilerle- hoş son zamanlarda pek çok Dr. ve bilim adamı da böyle düşünmeye başladı ya ) diyor ki, hayal edin (ve moleküler düzeyde bir gözlemci varmış gibi yapın), isteyin, inanın ve iyileşin. (Secret-Sır.) Gerçi bunu basitçe “hayal edin olacaktır” olarak ta açıklıyorlar ya.
Hep bahsedilen şu kuantum alanı ile iyileştirme çabaları, biraz karmaşık şekilde olsa da böyle anlatılıyor işte.
Bu konuya girmeden önce bir noktayı bilmemizde fayda var. Kuantum deneyleri sırasında elektronların hareketleri incelendiğinde, elektronların kendi haline bırakıldığında farklı davranış sonuçları verirken herhangi bir gözlemci yerleştirildiğinde (deneyin detaylarını kaydedici) elektronların daha da farklı davranışlar gösterdiği kaydedilmiştir. Hani sanki izlendiğini bilen veya düşünen bir yaramaz nasıl davranışlarına çeki düzen verirse, aynen onun gibi. Bu durumda insanın şaka yollu, “ Ya bu elektronlarda çok utangaç ve çekingen”, diyesi geliyor.
Tabii makro düzeyde baktığınızda aralarında herhangi bir enerji alışverişi olmadığı ön görüldüğünden elektronların bu gözlemciyi fark edememiş olmaları gerekmektedir. Eğer elektron gözlemciyi izafi (hayal) düzlemde algılamıyorsa!
Peki, bu durumun sağlık ile ne ilgisi var? Kuantum bakışı ile bakıldığında ve bahsettiğimiz deneyle ilişkilendirildiğinde durum, “düşünce ile bir enerji yoğunlaşması oluşturduğunuzda, vücudunuzda da gözlemci gibi durum yaratabilirsiniz” diye görülebilir. Ya da yaratılabildiğini varsayarsak ve hücresel düzeyde elektronlarında davranışlarını değiştirdiklerini düşünürsek , “tüm rahatsızlıklarda olduğu gibi hastalığa sebep olan moleküler bir parçalanma veya düzensizliği de engelleme ihtimalimiz var”, diyebilmemiz mümkündür.
Sonuçta birçok hastalık ve hatta kanser bile moleküler düzeyde atomlar arası uyumsuzluktan ve zincirdeki kırılmadan dolayı gerçekleşmiyor mu? Gerçekten hayali bile olsa bir an bu gözlemcinin oluşturulabileceğini varsaydığımızda, moleküler düzeyde hasara yol açması beklenen enerji dalgalanmaları ve yine atomlar arasındaki bütünlüğün bozulmasına sebep olan elektron paylaşımlarındaki değişmeler, yine aynı moleküler düzeyde engellenemez veya geciktirilemez mi? Akla bir soru daha geliyor: “Farklı hareket etmekte olan elektronlar moleküler parçalanma yaratacakken, oluşturulan hayali gözlemci etkisi ile bu davranışlarından vazgeçer ve programlandıkları uyuma dönerler mi?”
Ya olabiliyorsa! o zaman uzun yaşayanlara, sanki sırlarını açıklayabilecekmiş gibi sorulan sorulara verdikleri yanıt anlam kazanmıyor mu? “Ne yaparak bu kadar yaşamayı başardınız?” Soruya verilen cevapların ortak noktası; sadece yaşama odaklanmaları, başka bir şeyi düşünmemeleridir. Ne kadar ayrıntılı bakarsanız bakın sağlıklı kalma noktasında pek çok durum daha tam açıklanamamış olarak görünmektedir. Hatta tek yönlü ve bugünkü kriterlere göre sağlıksız yaşam sürenlerde bile kimi zaman çok uzun yaşam görülmüyor mu? Bu her şeye rağmen uzun yaşabilenlerin durumunu bilim genetik koda bağlıyarak açıklamaya çalışmaktadır ve ilginçtir ki sağlıklı kalma olgusunu kuantum ile açıklamaya çalıştığınızda da aynı noktaya geliyorsunuz.
“İsteyin olacaktır, onun için konsantre olun ve gönülden isteyin.”
Burada aslında doğal olan enerjini kullan ve tam olarak fark edilmese de “güçlü bir gözlemci yaratmaya çalış” deniyor olabilir mi?
Çeşitli tedavi alanlarıyla uğraşanlar ve düşünce erbapları, farklı yorumlarla da bu bakışa katkıda bulunmaktadırlar.
Sağlıklı kalmanız için sağlıklı düşünmeniz dileğiyle.
Sevgiler
Dr. Cüneyt TUĞRUL