![]()
![]()
DEJAVU!
Otobüste arkadaşlarla keyifli bir sohbet sürüyordu. Sıcak ve ter kokusu içerinin havasını nefes alınması zor bir hale getiriyordu. Havalandırma çalışıyordu, ama dışarıdaki Ağustos sıcağını biraz daha hızlı bir şekilde yüzümüze çarpmanın dışında pek te bir faydası yoktu. Ter fışkırıcasına vücutlarımızdan atılıyor ve hepimiz gömleklerimizinin tenimize yapıştığını hissediyorduk.
Neredeyse bizim dışımızdaki herkes uyukluyordu. 1980 yılının yazıydı,liseyi bitirmiş, üniversite sınavından çıkmıştık. Liseden bir grup arkadaş beraberce tatil geçirmek için Ayvalığa gidiyorduk. Üzerimizden kalkan yükün etkisi ile öyle neşe ile doluyduk ki. Otobüsü eline geçirmiş olan, belki başka bir zamanda halsizlik ve miskinlik oluşturabilecek şiddetteki sıcak esinti bizde sadece aylar süren çalışmanın sonucunda farklı birşeyler yapabileceğimiz ve dostlarımızla beraber olmamız duygusu ile kordonda esen meltem gibi geliyordu.
Uzun bir süre sohbet ettik ve farkına vardık ki kimse gelecek hayallerinden bahsetmiyor, sadece o an var ve o andan keyif alıyoruz. Ayvalığa varmamız iki saat aldı. Aşırı nemli havanın verdiği rahatsızlık hissi ağaçların arasından deniz göründüğünde aklımızdan uçup gitti. Birden şaşırdım, o andan itibaren yaşadıklarımızı sanki daha önce yaşamıştım.
Manzara aynı idi, otobüs virajları alırken hafifçe sağa sola savruluşumuz, yana yaslandığımda arkadaşımın sıcağı daha da güçlü hissetmeme sebep olan teni. Dikkatle etrafı seyretmeye başladım, ben bu yoldan ilk defa geliyordum ama bu olanları yaşamıştım hissi, her dakika daha da güçleniyordu. Yolculuğun son üç beş dakikalık bölümünü neredeyse anlatabilirdim. Arkadaşlarımla yaşadığım altı günlük seyahat boyunca çevredeki kasabalara gittik ve üç kez daha çeşitli noktalarda sadece bir an değil ama dakikalarca süren bu anı yaşamıştım hissini deneyimledim.
Yıllar içinde tam ben bunu yaşamıştım duygusunu unutuyordum ki yine şehir dışına gitmem gereken bir anda benzerini yaşadım . Bunlar benim deneyimlediklerim, eminim ki herkes çeşitli zamanlarda benzerleri ve hatta çok daha güçlülerini yaşamıştır. Kimi zaman yanılsama olarak yorumlansa da, bir çok kez gerçeğe çok yakın olarak algılandığından bu durum üzerinde düşünme ihtiyacı duyduğunuz olmuştur. Hatta yaşadığınız o anları altıncı hisse bağlayıp, senin hislerin kuvvetli diyenler olmuştur.
Peki tıpta "Dejavu" adı verilerek yanılsama olarak sınıflandırılan bu duruma "Rüyalarınızı bile kaydedin belki bir haberdirler ve ileride işinize yararlar" yorumunu getirenlere ne demeli. Üstüne üstlük benim rüyalarım çıkar diyenler de var. Peki hakikaten kişiler bu hatıralara sahip mi yoksa hepsi basit bir yanılsamanın içinde mi? Hadi bu duruma şu anki bilimin yeni filozoflarının yorumları ile bakalım.
Bugünki yorumları ile kuantum ve boyutlar ( Günümüzde 11 boyuta kadar evrende var olduğu ve yaşandığı düşünülmektedir.) penceresi ile baktığımızda, günlük yaşantımız içinde bizim için şu an olmuş gibi görünenler sadece bizim gerçekliğimiz içinde ve sadece bizim o zamanımız da gerçekleşmiş gibi algılanmaktadır. Diğer olası gerçekliklerde ve zaman dilimlerinde de aynı olgunun veya değişik bir senaryonun süre gelmesinin muhtemel olduğu düşünülmektedir.
Yaşananların aynı veya farklı seyredebilmesinin olası görüldüğü, diğer eş zamanlı gerçekliklerin , paralel boyutların ve gelecekteki olası gerçekliklerimizin de var olma şansı olduğu kabul edilir.
Ayrıca gelecek ve yaşam olasılıkları evrenin zar şeklinde olması teorisi de geliştirilmiştir. Bu teoriler birleştirilip yorumlandığında, zamanın ve yaşanan gerçekliklerin bazen bu zardaki katlanmalar nedeniyle çakışabilmesi de olasıdır.
Belkide bu yüzden şimdi sadece "dejavu " deyip geçtiğimiz "ya ben bu olayı yaşamıştım" olarak ifade edebildiğimiz durumlar, gerçekliklerimizin, üstüste katlanmış ve birbirine çakışan anlarda beyin tarafından bir çok kez yaşanmış gibi algılanmasından kaynaklanır.
Titanik faciasından on yıllar önce yazılan Titan romanı faciayı neredeyse kayıp insan sayılarına kadar aktarabilmişti. Pek çok hikaye ve romanın yıllar sonra gerçekleştiğini biliyoruz.
Burada, zaman kesit algısında ortaya çıkan çakışma sırasında , özellikle önemli ve akılda kalıcı durumların pek çok kişi tarafından farkedilmesi ve zihinleri tarafından kayda geçirilmesi söz konusu olabilir. Algı geliştiğinde , izlenen gerçekliğe ait kalan anı güçlü olabilir. Zaman çakışması içinde olayları hissedenlerin yada yeni yorumu ile "o anı çakışma nedeniyle izleyenlerin", izlenen gerçekliğin önemli olması halinde zihinlerinin ciddi şekilde etkilenmesi mümkün olarak kabul edilebilir.
Her zaman olduğu gibi beyin sadece etkilendiği olayları dikkate alır. Bu durumda her hangi bir anda kendilerini zamanın çakışan katmanları arasında bulan ve ardından yine kendi yaşantısına devam eden kişilerin, beyinleri tarafından çok değişik olarak olarak değerlendirilebilinen, farklı zamanlardaki gerçekliklere ait algılarını, kendileri o an farketmeselerde zihinlerinde kayda alma olasılıkları vardır.
Kısaca zaman çakışmaları sırasında karşılaşılan, kişi veya toplumları etkileyen, gelecek veya geçmişe ait anıların kayda alınabilaceğini, ve sonra da hatırlanmış gibi yaşanabileceğini düşünmek Hawking in uzay ve zamanı yorumlayışı göz önünde bulundurulduğunda, aşırı hayalperestlik olarak nitelenmemelidir.
Her gün bilim bize yeni filozofları ve getirdikleri görüşleriyle birlikte üzerinde düşünmemiz gereken kapılar açmaktadır.
Pratik zihin tüm bilginin içinden kendi huzur bulduğunu ayrıştırmayı ister. İnsan kendini mutlu hissettiği tarzda duygularını yaşayabilme ihtiyacında değilmidir. Yaşam sadece süre doldurmak için değil. Mutluluğumuz için kendimizi varlık olarak önce kendimize tanımlamamız, hissettiklerimizi algılamamız , sonra da çevresel paylaşımlarla zenginleşmemiz çok önemlidir.
Kendinizi de dinleyin, yaşam size birşeyler fısıldıyor. Tüm algılarınızın, istediğiniz yolda yürürken size ışık olması dileğiyle.
Sevgiler
Dr. Cüneyt Tuğrul